Son fotoğraflarım.

Yazýnýn geri kalanýný oku »

Comments Yorum Yok »

Aylar sonra yeniden merhavba,

Görüşmeyeli nasılsınız, beni sorarsanız gayet iyiyim, ama başıma neler geldi tahmin edemessiniz. Önce bir aşı macerası yaşadım, sonra yeni arkadaşlar edindim, bol bol gezdim ama asıl önemlisi hayatımın ilk tatiline çıktım.

Bir sabah uyandığımda annem harıl harıl eşyalarımı topluyordu.
Yazýnýn geri kalanýný oku »

Comments Yorum Yok »

Son Fotoğraflarım burada ==>

Yazýnýn geri kalanýný oku »

Comments Yorum Yok »

İnsanları(!) tanıdıkça hayvanları(!) daha çok seviyorum

Comments Yorum Yok »

Comments 4 Yorum »

Artık havalar ısındı annem ve babam beni daha sık gezmeye götürüyor ben de çimenlerde yuvarlanıyorum…
Yazýnýn geri kalanýný oku »

Comments 2 Yorum »

Merhavba uzuuun bir aradan sonra burdayım.. bu kez arayı uzatma sebebi benim, karşınıza çıkacak
Yazýnýn geri kalanýný oku »

Comments 3 Yorum »

Annemden sayfamı geri aldım, size neler anlattı bilmiyorum çünkü okumayı bilmiyorum ama ne dediyse yalan gerçekten çok yaramazlık yapmadım :) Görüşmeyeli neler olduğunu bile unuttum, o kadar uzun zaman oldu ki, allahtan annemin kuzusu ve civi teyzelerim onu dürtükledi de yazmak aklına geldi.

Daha önce de anlattığım gibi hayat aynen devam ediyor. İki kere yorgan yeme macerasından sonra annem yorganları sıkı sıkı dikti, içeriye ulaşmak için yol bulamıyorum artık. Hava güzel olduğunda bol bol dışarıya çıkıyoruz. Çimenlerde koşturup oynuyorum. Annem bana yeni tasma aldı, babam renginden çok hoşlanmadı sanki fenerbahçe renkleri gibi diyor, ama annem ben o renklere tahammül edip alabilir miyim sence, alakası yok deyip susturuyor onu. Renginin önemi yok bununla daha kolay koşup oynuyorum, Hiç takmamak isterdim ama mecburum idare ediyorum.

Geçen hafta kist aşım vardı, Annem ve babamla yeni tanıştığımız veteriner abiye gitmek üzere yola çıktık. Eskisi evimize çok yakındı bu yeni yer oldukça uzakmış, yolda bir sürü yeni yer gördüm. Bir sürü arkadaşla tanıştım. Sonra tuhaf büyük bir yere girdik, demiryoluymuş kocaman ve gürültülü, upuzuuuunn canavarlar vardı. Babamın dibinden ayrılmadım korkudan. ama kenardan yürürken duran büyük canavarların altına (adı vagonmuş), bu vagonların tamir edildiği atölyelerin içine bakmayı ihmal etmedim. Veteriner abiye ulaştık. Bu abi diğerinden biraz farklıydı önce beni uzun uzun sevdi, tam ne iyi abi diyordum ki ağzımı bir şeyle bağladı. Annem ve babam da şaşırıp ne oldugunu sordu, ısırmamam içinmiş .. ısırmazdım ki abi ben aşılarımı hep uslu uslu olurum. Sonra beni muayene etti, biraz taradı annem ve babamla uzun uzun konustular. bir sorunum olduğunu söyledi onlara ama başta ne onlar ne de ben anlayamamıştık. Oradan çıkınca annemler yemek yemek için bir yere oturdular ve ilginçtir ki beni de yanlarına aldılar. Burdakiler kuçuları sevip içeri alıyolarmış bayıldım doğrusu :) annem yemeklerinden bana da ayırıp dışarıda yedirdi. İçerde yersem yok artık derlermiş :P Sonra yürümeye başladık, eve dönüş yolu uzundu. Eve gelince hemen uyudum ve aşı sonrası hiç mızmızlanmadım. Annem veteriner abinin söylediği sorunu araştırmaya başladı bana söylemediler ama ben gizli gizli dinledim, ilerde hasta olabilirmişim ve baba olamayabilirmişim. Annem biraz üzüldü ama veteriner abiyle konuşmaya karar verdi. Belki ameliyat olmam gerekecekmiş. Biraz korktum ama zaten baba olmaya hazır değilim..

Diğer günlerde birbirinin aynı geçiyor. Oynuyorum, yemek yiyorum, uyuyorum. Babam evde olmayınca annemi koruyorum, herşeye havlıyorum annem kızıyor ama bu benim görevim. Annemin sabah anlattığına göre dün gece çıldırmak üzereymiş. Ben uyurken horlamışım o da neyse, sonra kendi sesime uyanıp havlamaya başlamışım. Annem beni sevip uyutmuş tekrar bu sefer de babam horlamaya başlamış. Zavallı annem çok uzun bir süre uyuyamamış o yüzden sabah biraz sinirliydi. Ama ben şirinliklerimle one hemen kendine getirdim. Annem misafirimiz geleceğini söyledi o yüzden şimdi kesiyoruz. En kısa zamanda görüşürüz

Comments 3 Yorum »

Merhaba,

Ben marionun annesi,  sayfasını mario’dan kısa bir süreliğine ödünç aldım. Bazı küçük arkadaşlarımız mario’ya bu soruyu gönderiyor. Doğrusunu isterseniz mario kendi numaralarını anlatarak ikna olmalarını sağlayabilir, ama bu konuya değinmesi gereken benim.

Evcil hayvanınız olması çok güzel, hele ki benim gibi daha önce kuçulardan korkan biri bunu söylüyorsa kesinlikle inandırıcıdır :) ama bir o kadar da zor. Bu yüzden bu soruyu gönderen üç küçük kardeşime söyleyeceklerim var. Öncelikle onlarında canlı birer varlık olduklarını unutmamalısınız. Canlılar oynayıp sıkılınca bir kenara bıraktığınız oyuncaklar değildir. Bakılmak, sevilmek ve ilgilenilmek isterler, hele ki mario gibi şımarık küçük bir kuçuysa :) Anne ve babanızı ikna etmek için öncelikle onlarla konuşmalısınız, neden evde kedi-köpek istemediklerini öğrenmelisiniz. Belki de ailenizde birinin bu canlıların tüyüne karşı alerjisi vardır. Evet köpekler çok sevimli ve onlarla oynamaya bayılıyoruz ama öncelikle ailemizin sağlığı gelir.  eğer sağlık sorunu yoksa ve sadece tüylerinin kist yapmasından çekiniyorlarsa aşılarını tam olarak yaptırdığınızda böyle bir sorun olmayacağını söyleyebilirsiniz.

Köpek bakmak ne yazık ki biraz para harcamanızı gerektirir. Köpeğinizi nasıl beslerseniz besleyin onun için bir harcama yapmak zorundasınız. Hastalandığında veterinere götürmeli, aşılarını düzenli yaptırmalısınız. Bunun için ailenizin yeterli maddi imkanı olmalı, ki ona hakkıyla bakabilesiniz.

Özellikle yavru köpekler biraz yaramazdır. Tuvalet eğitimi tamamlanana kadar etrafı biraz kirletebilir. Anneniz bunu hoş karşılayabilecek mi? Eğitimi tamamlandıktan sonra evde yapıyorsa gazetesini temizlemek sizin midenizi bulandırır mı, ya da dışarı çıkaracaksanız onu hergün çıkarıp ihtiyacını gidermesini sağlayabilecek misiniz ? Eviniz hayvan beslemeye uygun mu, apartmanda oturuyorsanız,  apartmanda hayvan beslenmesine izin var mı ? bunları öğrenmelisiniz.

Küçük köpekler mobilyalarla , döşemelerle oynamaya çok meraklı, kemirmek onların doğasında var, aileniz bunları hoş görebilecek mi ?  Onu gezdirmeye çıkardığınızda herkese havlamasını engelleyebilecek misiniz? , yerde gördüğü her şeyi dakikalarca koklayıp incelemesine, başka köpeklerin peşine takılmaya çalışmasına , küçükken ağlayıp sızlamalarına tahammül edebilecek misiniz? eğer siz bunları seve seve yaparım, en az 10-15 yıl benımle kalmasını kabul ederim, sıkılınca sokağa atmam diyebiliyorsanız ailenizle konuşabilirsiniz. Ama bunları yapamam sıkılırım diyorsanız lütfen evcil hayvan almayın, sıkıldığınızda sokaga atıp zaten sayıları oldukça fazla olan sokak köpeklerine yenilerini eklemeyin lütfen ..

Ama hepsini kabul ediyorsanız ve ailenizin sağlık, temizlik, maddiyat ya da psikolojik olarak köpeklerle ilgili bir sorunu yoksa,  çok istediğinizi anlatarak bakımını üstlenebileceğinizi en azından büyük ölçüde yardımcı olabileceğinizi hissettirirseniz ailenizin size köpek almaması için geçerli bir nedenleri kalmaz.

Başarılar :)

Comments 7 Yorum »

Çook uzun zaman oldu değil mi ? Ama bu kez annemin çok suçu yok, çok işi vardı yazamadı. Siz de gelip bakmayı ihmal etmişsiniz zaten, farkettim.

Görüşmeyeli biraz daha büyüdüm. Artık 8.5 aylığım. Annemin sözünü hala dinlemiyorum ama :P

Burda değilken neler mi yaptım ? kısaca anlatayım. Annemin benim için özenle seçtiği kuru mamadan nefret ettm, kusmaya başladım ve işe yaradı annem tekrar bana yemek pişirmeye başladı yuppiii, ama hepsini yemeyip bazılarına seçmeme sinir oluyor kızdırmamak lazım :)

Annem ve babam bana oyuncak ayı aldı, adı Helen, adını annem koydu. truvalı bi helen varmış çok güzelmiş falan filan, sanırım çok oynayayım diye bana güzel göstermeye çalışıyolar, bildiğin ayı işte..

Artık büyüdüğüme karar vermiş olacaklar ki bana kemik vermeye başladılar. Ucundan ince ince çalışıp iliğine kadar varıyorumi elimden almak isterlerse de çok pis hırlıyorum, kemiğe bayılıyorum.

Hava güzel olduğunda dışarıya çıkıyoruz, daha çok hoşuma gitmeye başladı, artık güvenli yerlerde tasmamı bırakıp beni çekiştirmiyorlar, böylesi güzel oluyor.

Gelelim bugünki maceramıza.. Sabah annemi öyle zor uyandırdım bilemessiniz. Yüzüne tam 3 kere pati atmak zorunda kaldım. Sonunda uyandı da yorulduğuma değdi, ne kadar inatçı bir anne bu, ben patiyi atınca kafasına yorganı geçiriyor. Sonra yorganı açmak için eşeledur.. nihayet uyandı ve mutfağa teşrif etti, bu sabah yemeğimizde mercimek var hem de yeşilinden, yenilebilir bişey, en azından kuru mamadan iyidir. Pişmesi biraz uzun sürüyor. Hep diyorum akşamdan pişir şu yemeği diye ama dinleyen kim !!

Neyse zor da olsa yemeğimi yedim. Annem ve babam giyinmeye başladı. Beni de alın diye ayaklarına dolaştım. Tasmayı getir dediler, tasma takmassan bizimle gelemessin dediler, iyi de böyle geleyim işte, takmayın şunu dedim dinlemediler, beni almazlarmış. Oysa annem topumu çoktan çantasına koydu. Hep aynı numara … elimiz mahkum taktık tasmayı, yürümeye başladık. Derken simsiyah bir kuçu bana havlamaya başladı, ben de ona bi kere havladım korkak birşeydi, çok bakımsızdı, tüyleri kir içindeydi çöpleri kurcalıyordu. Babam yaşlandığı için sokağa bıraktıklarını düşündü, annem de evden kaçtığını, o kadar üzüldü ki onu da evimize alacak diye ödüm koptu. Ben onu bırakıp gitmek istesemde annem arkasına dönüp dönüp baktı, o da bizi takip ediyordu. Çok hızlı yürüyüp kurtulmak istedim, annem başka kuçuları sevmesin diye, neyseki bir kadın gelip “betiiiiiiiiii” diye bağırınca kuçu gitti, anneminde içi rahatladı da kurtulduk. Biraz daha yürüyüp çimenli bir alana geldik ve bu kez yine siyah ama tüysüz bir kuçu gördük, birbirimizi kokladık.. annem ve babam da sahibi amcayla uzun uzun konuştu. Arkadaşın adı “kim o” imiş , ne kadar komik, bizim evde kapı çalınca öyle diyorlar :) Kim o 7 yaşındaymış, çok numaracıydı, ben öyle şaklabanlıklara gelemem, inşallah bizimkiler benden böyle şeyler beklemez,  amca ve kim o nun yanından ayrılınca nehirin kenarına indik, suda yüzen kaz ve ördeklere baktık bol bol koştuk, derken yanımıza köpük ve sahibi teyze geldi. köpük benden çok küçüktü ama 2.5 yasındaymış. Ben yanında dev gibi kalıyomuşum annem öyle dedi. Onunla da biraz oynadık, sonra onlar gitti, annem ve babam tasmamı serbest bırakmıştı, bende koştum arkalarından, annem çok kızdı bana :( seni alıp götürürler sokaklara düşer aç kalırsan nolur diye bana bol bol nutuk çekti.

Sonra bazen yürüyerek bazen koşarak gezintimize devam ettik, Yorulmaya başladım ama annem ve babamın eve dönmeye niyeti pek yoktu.  Güzel ve sessiz yerlerden çıkıp şehir içine girdik. Bir takım kocaman arabalar tuhaf tuhaf bağırarak ilerliyordu, çok korktum annemin arkasına saklandım. Annem yakında seçim olduğunu ve bir bazı kişilerin onları seçmemiz için böyle gürültüler yaptığını söyledi. Ben seçmen değilmişim ama annem öyle ses çıkaranlara oy vermeyecekmiş, huzurumuzu sağlamayı vaat eden kişilerin böyle gürültü yapıp huzuru kaçırmaları çok komik diyor annem.

Biraz daha yürüdük, bugun pazar varmış, Babam pazara gitti biz de girişinde annemle gelmesini bekledik. Ben biraz kuş kovaladım. Sonra babam geldi eve döndük. O kadar çok yorulmuşum ki hemen uyudum. Rüyamda köpük, kimo ve betiyle oynadık, orda da çok yoruldum. sonra annem yemek hazırladı ama herzamanki gibi bana vermediler. Yemeğin sonuna kadar bekledim, babam masanın başından kalkınca da anneme ağlayarak duygu sömürüsü yaptım, balığın kokusuna dayanamıyorum :(( yemekten sonra biraz daha uyudum. sonra uyandım önce annemle sonra helenle oynadım. Helenin bacağını yırtıp süngerlerini yerken annem beni yakaladı ve koridora atıp ceza verdi. 5 dakika sonra içeri aldı ama şimdi benimle konuşmuyor, o yüzden ben artık uyuyayım, bir an önce uyuyup uyanırsam annem beni hemen affeder :) bugun annem fotoğraf makinesini yanımıza almadığımız için size yeni resimlerimi gösteremeyceğim, çünkü fotoğraf makinesinin pilini yukarda gördüğünüz aptal resmi çekmek için bitirmiş. Ona söyleyin bana bişey giydirmesin. Hadi ben kaçtım. Bye hav !

Comments 5 Yorum »