Çook uzun zaman oldu değil mi ? Ama bu kez annemin çok suçu yok, çok işi vardı yazamadı. Siz de gelip bakmayı ihmal etmişsiniz zaten, farkettim.
Görüşmeyeli biraz daha büyüdüm. Artık 8.5 aylığım. Annemin sözünü hala dinlemiyorum ama
Burda değilken neler mi yaptım ? kısaca anlatayım. Annemin benim için özenle seçtiği kuru mamadan nefret ettm, kusmaya başladım ve işe yaradı annem tekrar bana yemek pişirmeye başladı yuppiii, ama hepsini yemeyip bazılarına seçmeme sinir oluyor kızdırmamak lazım
Annem ve babam bana oyuncak ayı aldı, adı Helen, adını annem koydu. truvalı bi helen varmış çok güzelmiş falan filan, sanırım çok oynayayım diye bana güzel göstermeye çalışıyolar, bildiğin ayı işte..
Artık büyüdüğüme karar vermiş olacaklar ki bana kemik vermeye başladılar. Ucundan ince ince çalışıp iliğine kadar varıyorumi elimden almak isterlerse de çok pis hırlıyorum, kemiğe bayılıyorum.
Hava güzel olduğunda dışarıya çıkıyoruz, daha çok hoşuma gitmeye başladı, artık güvenli yerlerde tasmamı bırakıp beni çekiştirmiyorlar, böylesi güzel oluyor.

Gelelim bugünki maceramıza.. Sabah annemi öyle zor uyandırdım bilemessiniz. Yüzüne tam 3 kere pati atmak zorunda kaldım. Sonunda uyandı da yorulduğuma değdi, ne kadar inatçı bir anne bu, ben patiyi atınca kafasına yorganı geçiriyor. Sonra yorganı açmak için eşeledur.. nihayet uyandı ve mutfağa teşrif etti, bu sabah yemeğimizde mercimek var hem de yeşilinden, yenilebilir bişey, en azından kuru mamadan iyidir. Pişmesi biraz uzun sürüyor. Hep diyorum akşamdan pişir şu yemeği diye ama dinleyen kim !!
Neyse zor da olsa yemeğimi yedim. Annem ve babam giyinmeye başladı. Beni de alın diye ayaklarına dolaştım. Tasmayı getir dediler, tasma takmassan bizimle gelemessin dediler, iyi de böyle geleyim işte, takmayın şunu dedim dinlemediler, beni almazlarmış. Oysa annem topumu çoktan çantasına koydu. Hep aynı numara … elimiz mahkum taktık tasmayı, yürümeye başladık. Derken simsiyah bir kuçu bana havlamaya başladı, ben de ona bi kere havladım korkak birşeydi, çok bakımsızdı, tüyleri kir içindeydi çöpleri kurcalıyordu. Babam yaşlandığı için sokağa bıraktıklarını düşündü, annem de evden kaçtığını, o kadar üzüldü ki onu da evimize alacak diye ödüm koptu. Ben onu bırakıp gitmek istesemde annem arkasına dönüp dönüp baktı, o da bizi takip ediyordu. Çok hızlı yürüyüp kurtulmak istedim, annem başka kuçuları sevmesin diye, neyseki bir kadın gelip “betiiiiiiiiii” diye bağırınca kuçu gitti, anneminde içi rahatladı da kurtulduk. Biraz daha yürüyüp çimenli bir alana geldik ve bu kez yine siyah ama tüysüz bir kuçu gördük, birbirimizi kokladık.. annem ve babam da sahibi amcayla uzun uzun konuştu. Arkadaşın adı “kim o” imiş , ne kadar komik, bizim evde kapı çalınca öyle diyorlar
Kim o 7 yaşındaymış, çok numaracıydı, ben öyle şaklabanlıklara gelemem, inşallah bizimkiler benden böyle şeyler beklemez, amca ve kim o nun yanından ayrılınca nehirin kenarına indik, suda yüzen kaz ve ördeklere baktık bol bol koştuk, derken yanımıza köpük ve sahibi teyze geldi. köpük benden çok küçüktü ama 2.5 yasındaymış. Ben yanında dev gibi kalıyomuşum annem öyle dedi. Onunla da biraz oynadık, sonra onlar gitti, annem ve babam tasmamı serbest bırakmıştı, bende koştum arkalarından, annem çok kızdı bana
seni alıp götürürler sokaklara düşer aç kalırsan nolur diye bana bol bol nutuk çekti.

Sonra bazen yürüyerek bazen koşarak gezintimize devam ettik, Yorulmaya başladım ama annem ve babamın eve dönmeye niyeti pek yoktu. Güzel ve sessiz yerlerden çıkıp şehir içine girdik. Bir takım kocaman arabalar tuhaf tuhaf bağırarak ilerliyordu, çok korktum annemin arkasına saklandım. Annem yakında seçim olduğunu ve bir bazı kişilerin onları seçmemiz için böyle gürültüler yaptığını söyledi. Ben seçmen değilmişim ama annem öyle ses çıkaranlara oy vermeyecekmiş, huzurumuzu sağlamayı vaat eden kişilerin böyle gürültü yapıp huzuru kaçırmaları çok komik diyor annem.

Biraz daha yürüdük, bugun pazar varmış, Babam pazara gitti biz de girişinde annemle gelmesini bekledik. Ben biraz kuş kovaladım. Sonra babam geldi eve döndük. O kadar çok yorulmuşum ki hemen uyudum. Rüyamda köpük, kimo ve betiyle oynadık, orda da çok yoruldum. sonra annem yemek hazırladı ama herzamanki gibi bana vermediler. Yemeğin sonuna kadar bekledim, babam masanın başından kalkınca da anneme ağlayarak duygu sömürüsü yaptım, balığın kokusuna dayanamıyorum :(( yemekten sonra biraz daha uyudum. sonra uyandım önce annemle sonra helenle oynadım. Helenin bacağını yırtıp süngerlerini yerken annem beni yakaladı ve koridora atıp ceza verdi. 5 dakika sonra içeri aldı ama şimdi benimle konuşmuyor, o yüzden ben artık uyuyayım, bir an önce uyuyup uyanırsam annem beni hemen affeder
bugun annem fotoğraf makinesini yanımıza almadığımız için size yeni resimlerimi gösteremeyceğim, çünkü fotoğraf makinesinin pilini yukarda gördüğünüz aptal resmi çekmek için bitirmiş. Ona söyleyin bana bişey giydirmesin. Hadi ben kaçtım. Bye hav !